7 Eylül 2012 Cuma

Yalnız Sevişgen


İnternetteki bir sitede yüz binlerce takipçisi olan birisiyim. İnternetteki adım Teodrus. Herhangi bir anlamı yok. Maksat kullanıcı adı kısmı dolsun istedim. Bu kadar takipçim olmasının güzel yanı, para kazanmak için yazdığım bu gereksiz romanı daha çok kişiye tanıtıp reklamını yapabilmiş olmam. Genelde esprili, düşündüren tespitler yaparım. Bir web uzmanıyım, kendi bürom var. Maddi durumum oldukça yerinde. Önsözüm bu kadar. Umarım, ilişkilerimin ve hayatımın konu olduğu bu romanı beğenirsiniz. Aslında beğenip beğenmemeniz umurumda değil sonuçta parasını vermişsiniz. Ben kazandığıma bakarım. Öhöm, neyse başlıyoruz.
Sevgili olaylarında oldukça bahtsız bir adamdım. Her ne kadar zevk için bir sürü kadınla sevişmiş olsam da uzun vadeli ilişki düşündüğüm kadınlar hep götüme tekmeyi bastı ve bu yüzden kendimi yalnız hissediyordum. Aslında istediğim her kadını elde edebilirdim ama ben sevmek istiyordum birisini artık. Doğru kişiyi beklerken işten eve, evden işe gidiyordum sadece. Nereye gitsem çevremdeki kadınlar gözleri ile beni soyuyorlardı. Bazılarından hoşlansam da sevemeyeceğimi düşündüğüm için pas vermiyordum. Hem zaten her kadına yüz verseydim zararlı ben çıkardım. Fazla şık giyiniyor olmamın da bunda etkisi vardı tabi ama şık giyiniyorum diye bakmak zorunda değillerdi! Rahatça dolaşamıyordum o bakışlar yüzünden.
Bir gün iş çıkışı canım dışarıda yemek istedi. Normalde, evde kendi yaptığım harika yemekleri yerken film izlerdim. Maddi durumum yerinde olduğu için dışarıda istediğim her yerde yiyebilirdim yemeğimi. Fazla gösterişli olmayan bir lokantaya gittim. Arabamı güzel bir yere park ettim. İş çıkışı olduğu için üzerimde şık bir takım elbise vardı, gömleğimi pantolonun içinden çıkarmıştım daha rahat olmak için. İçeri girer girmez kadınların bakışları bana odaklandı. İlgi görmek hoşuma gitse de hiçbirine odaklanmadan herhangi bir masaya oturdum.
Garson, sarışın, uzun düz saçlı, boyu ve fiziği yerinde, yeşil gözlü, güzel bir kadın, bana bir menü getirdi ve yavşak bir biçimde gülümsedi. Beyaz bir gömlek, siyah düz bir etek giyiyordu. Arkasını döndü tam uzaklaşacaktı ki “Pardon bakar mısınız?” diye seslendim ona. Siparişimi almak için hazırlandı.
“Ne tavsiye edersiniz?” diye sordum. Gülümsemeden, normal bir şekilde durdum ki ona yüz verdiğimi düşünmesin.
“Eğer tavsiyemi dinleyecekseniz menüyü bir kenara bırakın ve sizi şaşırtmama izin verin.” dedi. Dediği gibi yaptım. Gözlerimi kadından ayırmadan menüyü yavaşça masanın üzerine bıraktım. Çünkü seçmek ile uğraşmak istemiyordum hem küçük sürprizler de hoşuma giderdi. Saçlarını hafifçe savurarak arkasını dönüp lokantanın mutfağına girdi. Ne getireceğini çok merak ediyordum. Acaba yüz vermeli miydim diye içimden geçirdim. Bu zamana kadar yüz vermediğim kadınların arasında belki doğru olan vardı ve ben onları kaçırmış olabilirim diye düşündüm. Bu kadına bir şans vermek istedim. Zaten dış görünüşünü beğenmedim desem yalan olurdu. Eğer diğer müşterilere böyle davranmıyorsa, bana özel böyle davranmış ise bir dahaki sefere karşılık vermekte karar aldım.
Mutfaktan çıktığında sipariş bekleyen masaları fark etti ve onlara doğru yöneldi. Şanslıydım ki benim yanımdaki masa da sipariş bekliyordu. Yani yanıma gelecekti tekrardan. Acaba benimle konuşacak mıydı diye düşünüyordum. O, masaların siparişlerini alırken ben de onu gözlemliyordum. Müşterilere çok normal davranıyordu. Gülümsemesi çok sıradan ve sahteydi. Sonunda benim yanımdaki masaya geldi sipariş almak için. Beynim karmaşa yaşıyordu. İşini bitirdikten sonra bana doğru döndü ve yavşakça gülümsemeye başladı. Sanırım yanıma gelecek diye düşündüm ve düşündüğüm gibi de oldu. Yavaşça, kıvırarak yanıma kadar geldi sürtük.
Gözlerimle tekrardan boydan boya süzdüm onu. O nasıl endam, o nasıl bir güzellik, sanki iki meleğin çiftleşmesi ile meydana gelmiş gibiydi. Siparişimi alırken ona yüz vermemekle aptallık ettiğimi düşündüm. Soyun dese hemen oracıkta soyunurdum. Sarışın kadınlara karşı zaafım vardı zaten. Doğal sarışınlara tabi ki ama ne yalan söyleyeyim çakma sarışınlar da etkiliyordu aptalca gözükmediği sürece. Belki de bu yüzden beni etkiledi ve düşüncelerimi değiştirdi kaltak.
“ Sürpriz siparişiniz birazdan hazır olacak beyefendi.” dedi içimi eriten bir ses tonu ile. Kesinlikle beni istiyordu. Benim de onu istediğimi belirtmem lazımdı.
“Sizin gibi güzel bir hanımefendinin zevkine güveniyorum.” dedim hafifçe gülümseyerek. Kendimi fazla salmamam iyi olurdu. Zaten bunu söyledikten sonra kadının delici bakışları ile beynimden vuruldum. İşte o bakıştı o akşamı değiştiren, aklımda tek bir düşünce kalmasını sağlayan. O kadın ile gece deliler gibi sevişmek! Kesinlikle elde etmeliydim onu. Sonrasında ne olacağı umurumda değildi. Arkasını döndü ve aldığı diğer siparişler ile mutfağa yöneldi.
Acaba sadece siparişleri mi alıyordu yoksa servisleri de yapıyor muydu? Bu endişeye düşmemin sebebi onu henüz servis yaparken görmedim ve etrafta erkek garsonlar da vardı. Çoğu lokantalarda ticari açıdan böyle bir ibnelik yapılır genelde. Erkek müşterilere hoş hatunlar, kadınlara da manken gibi adamlar gönderilir sipariş alınması için. Garsonlar müşterilere mesafeli davranır, sıcakkanlı davranmaz. Çünkü insanlara ulaşamadıkları kişiler daha çekici gelir ve onları elde edebilmek üzerine davranırlar. Dış görünüş ile zaten hoş bulunan garsonlara bu da eklenince müşterinin kafasındaki sipariş silinir ve karşısındaki insanı etkilemek üzerine oluşan yüksek hesaplı bir sipariş söylenir. Servisi ise müşterinin hemcinsi yapar. Bunun iki nedeni vardır. Birinci nedeni, etkilenen müşteriyi hayal kırıklığına uğratmaktır. Hayal kırıklığına uğrayan insan da bekleyiş içine girer. İkinci nedeni, müşterinin cinsel tercihini hesaba katmaktır. Müşteri erkek ise düşük ihtimal homoseksüel de olabilir ve homoseksüel birine üç aşamada da etkilenmeyeceği birini gönderirseniz bir işe yaramaz. Kadınlarda biseksüellik oranı daha fazla olduğu için çekici hemcinslerinin servis yapması onları hayal kırıklığına uğratmaz, aksine onlara fazladan arzu katar. Hesap ödeme vakti geldiğinde tekrardan karşı cins gönderilir. Hayal kırıklığına uğramış müşteri etkilendiği kişiyi tekrar karşısında görünce onu son kez etkilemeye çalışır ve yüksek miktarda bahşiş bırakır. Daha fazla arzuya sahip olmuş olan kişiler de aynı şekilde yüksek şekilde bahşiş bırakır. Buradan çıkan sonuç, gizli cinselliği ticarette kullanarak başarıya daha kolay ulaşılır.
Bu kadın bana karşı mesafeli davranmadı, aksine çok sıcakkanlıydı ve istediğini belli ediyordu. Sürpriz siparişin, hesabı yüksek tutmak için olabileceği düşüncesi vardı beynimde. Ayrıca belirttiğim şey yüzünden servisi onun yapmayacak olması hâlâ içimde olan bir telaştı. Ben bunları düşünürken kadın elinde bir tepsi ile mutfakta çıktı. Benim masama kadar dikkatli ve seksi bir biçimde geldi. Kendimi çok şanslı hissettim. Kesinlikle hesabı da o alacaktı. İşte o zaman ona adını soracak ve mükemmel bir gece için teklifte bulunacaktım. Masaya tabakları bırakırken benimle göz temasını kesmedi.
“Afiyet olsun. Umarım beğenirsiniz.” dedi boş tepsiyi iki eliyle yere doğru tutarken. Kafamı önüme eğip getirdiği yemeklere baktım. Çorba, soslu makarna, salata ve bir sepet dilimlenmiş ekmek getirmişti. Yüzümü kaldırıp tekrar ona baktığım zaman “Özel baharatlı ile midenizi yumuşatır sonrasında da makarna ile karnınızı doyurursunuz diye düşündüm. Farklı bir lezzet olması için de özel sos kattırdım makarnaya. Salata da arada damağınızı tazelemek için bir ekstra. Hem karnınız doyar hem de fazla hesap ödemezsiniz. Nasıl buldunuz?” dedi ve beni şaşkına uğrattı. Beni müşteri olarak görmediği gibi ayrıca mantıklı bir şekilde süslü olmayan menü getirmişti. Çoğu elit insan çorba ve makarnaya her zaman basit öğrenci yemeği olarak bakar ama işi bilenler bu iki yemeği çok özel hale getirebilir.
“Gayet güzel bir seçim yapmışsınız. Etkilendim açıkçası. Yalnız neden tatlı getirmediğinizi merak ettim.”
“Soğuk bir tatlı düşünüyorum. Tatlı yemekten sonra yenir bu yüzden siz yemeğinizi yerken sıcaklaşmasını istemem.”
Böyle basit bir şeyi neden düşünemedim acaba? Teşekkür ettim ve o arkasını dönüp giderken gözümü ondan ayırmadım. Büyük bir iştahla yemeğimi yerken sürekli aklımda o vardı. Tatlı olarak ne getireceğini de merak ediyordum. Yemeğin tadı harikaydı, aşçılara saygı duydum.
Yemeğimi bitirdikten sonra gözüm onu aradı etrafta. O sırada erkek bir garson gelip önümdeki boş tabakları elindeki tepsiye koydu. Başka bir isteğim olup olmadığını sorduğu zaman biraz beklemek istediğimi içmek için bir bardak şarap istediğimi söyledim. Peki anlamında kafasını hafiften öne eğdikten sonra şarabımı getirmek için uzaklaştı. Fazla vakit geçmeden şarabımı getirdi ama ben hâlâ o kadını göremiyordum etrafta. Acaba gitmiş olabilir miydi? Yemek yerken etrafa baksaydım böyle göt gibi kalmazdım. Çevremdeki kadınlar hâlâ bana abazan gözler ile bakıyorlardı. Rahatsız olmaya başladım.
Bardağımdaki tadını umursamadığım şarap bitmek üzere iken birden önümde beliriverdi kaltak sarışın.
“Başka bir isteğiniz var mı?” diye sordu.
“Tatlı siparişini vermek istiyordum aslında. Fakat önce bir bardak şarap içmek istedim.” bardaktaki kalan şarabı bir dikişte bitirdim ve “Tatlı için öneriniz nedir?” diye sorduğumda önümdeki peçetelikten bir peçete aldı. Siparişleri yazdığı kalem ile peçeteye bir şeyler yazmaya başladı. Seksi bir gülümseme ile bana bir süre baktıktan sonra arkasını döndü ve gitti. Tekrardan göt gibi kaldım. Mutfağa girdiğini gördüm. Bir süre sonra mutfaktan çıktığında elindeki tepside bir kâse vardı. Masama gelip önüme koyduğu zaman içindekinin profiterol olduğunu gördüm ve çok sevindim. Çünkü benim en sevdiğim tatlı oydu! Kâsenin altında bir tabak vardı. Biraz dikkatli bakınca kâse ile tabağın arasında peçete gördüm. Kadın önümden ayrılır ayrılmaz peçeteyi aldım. Üzerinde bir telefon numarası yazıyordu, tam tahmin ettiğim gibi.
Profiterolü daha bir zevkle yedikten sonra hesabı getirmesi için gözümün içine bakan kadına elimi kaldırarak gelmesini işaret ettim. Hesabı getirdi, tutar fazla değildi. Peçenin kenarlarından iki elimle tutarak kaldırdım. Ne yapacağımı meraklı gözler ile bekliyordu. Aniden peçeteyi ortasından yırttım. Şaşkın bir biçimde bana bakıyordu.
“Telefon numarasına ihtiyacım yok. Günlerce beklemeye niyetim yok. Ne zaman çıkıyorsun buradan?” diye sordum.
“Birazdan çıkma vaktim gelecek.” dedi şaşkınca gülerek. Telefon numarası ile uğraşmama gerek yoktu çünkü onu bugün istiyordum. İstediğimi de alacaktım.
“Tamam, dışarıda arabamın yanında bekliyorum seni. Fazla bekletme.” dedim ve ayağa kalkarak cüzdanımda bolca olan paralardan birini çekerek masaya bıraktım. Yüklü bir miktar bahşiş bırakmış oldum böylece. Arkama bile bakmadan dışarı çıkıp arabamın yanına gittim. Bir sigara yakıp beklemeye başladım. On dakika kadar sonra lokantadan çıktı. Biraz etrafa bakındıktan sonra beni gördü ve bana doğru yavaşça koşmaya başladı. Bir şey demeden arabanın içine girdik. Evime doğru sürmeye başladım.
“Önce evime uğrayabilir miyiz? Üstümü değiştirmek istiyorum. İş kıyafetlerim ile pek rahat edemiyorum.” dedi.
“Gerek yok. Evde ben üzerine rahat bir şeyler veririm.”
Vakit harcamak istemedim. En kısa zamanda evime gitmeliydik. Sadece geceyi düşünmüyordum tabi ki. Onunla olabildiğince vakit geçirmek istiyordum. Kendi evine gidip onun hazırlanmasını beklemek boşa zaman öldürmek olurdu. Kabul edercesine kafasını öne eğdi hafiften. İtiraz etmediği iyi oldu. İşlerim zorlanmasını istemezdim.
Evin önüne arabayı park ettim ve indik. Kapısını açmak gibi ufak centilmenlik oyunlarına hiç bulaşmadım, samimi olmuyor bence. Dubleks evimin bahçe kapısından içeri girdiğimizde çiçeklerin hoş kokusu onu etkilediğini düşündüm. Etkilememesi mümkün değildi zaten. Evin kapısını açıp içeri girdiğimizde “Vaay.” dedi ve etrafı incelemeye başladı gözleri ile. Evim çok büyüktü. Güzel para kazanıyorum çünkü. Bu da onu etkilemiş olmalıydı. Salonda duvara monte edilmiş büyük bir televizyonum vardı. Karşısındaki koltuğa oturdu hemen.
“Ben sana giyecek rahat bir şeyler getireyim.” dedim ve odamdan bir gömlek alıp geri geldim. Şaşkınca baktı bir süre. Sonra gülümseyerek üstündekileri çıkarmaya başladı. Kendi gömleğinin düğmelerini açarken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Siyah südyeni göğüslerinin büyüklüğünü ortaya koyuyordu. Eteğini çıkartırken artık kendimi daha fazla tutamadım. Elimdeki gömleği fırlattım ve onun dudaklarına yapıştım. Sevgi ve aşk gibi şeyler aklıma bile gelmiyordu. Tanışmak, içki, vakit geçirmek, güzel bir akşam yemeği yoktu. Ne olacağı umurumda değildi. İşler kontrolden çıkmıştı artık. Şehvetli bir şekilde bana karşılık verdi dudakları ile. O nasıl öpüşmek öyle kaltak karı! Yurtdışında master mı yaptın? İçimi eritiyordu adeta. Arada dudağımı ısırıyordu. Ellerim onun vücudunda gezinmeye başladı. Yumuşak beyaz teni beni daha da çıldırtıyordu. Onunla öpüşmeye devam ederken ben de üzerimdekileri çıkartmaya başladım. O da iç çamaşırlarını çıkarttı üzerinden. İkimiz de çıplaktık artık. Dolgun göğüslerini, pürüzsüz vücudu bende sarhoş etkisi yaratmıştı. Yorgunluktan uyuya kalıncaya kadar saatlerce çılgınlar gibi aralıksız seviştik.
Sonraki sabah uyandığım zaman yanımda yoktu. Bir not bile bırakmamıştı. Giyinmiş ve gitmişti. Orospu! Beni kullandı! Beni, bir gecelik mastürbasyonu olarak kullandı. Bir insan neden bunu yapardı? Cinsellikten daha önemli şeyler olduğunu neden fark etmiyorlardı?  Sevgi ve aşk gibi şeyler mesela. Dün sevişirken aklıma gelmeyen sevgi ve aşk… Kaltak kadın beni baştan çıkarmasaydı düşünebilirdim sevgi ve aşk gibi şeyleri. Adımı bile bilmiyordu, adımı bilmek isteyecek kadar bile değer vermemişti anlaşılan. Diğer açıdan bakarsak ben de adını sormamıştım ve bilmiyordum kadının. Adını bile bilmediğim biri ile yattım… Neden sormadım sanki? Hakkında bir bok bilmediğim kadına kendimi teslim ettim adeta. Beni kullanmasına fırsat verdim. Kendimi çok aciz hissediyorum. Her ne kadar harika bir şekilde sevişmiş olup ben de zevk almış olsam da böyle olması beni üzüyordu. Telefon numarasını salak gibi yırtmamış olsaydım şu anda arayıp küfürler edebilirdim. Gerçi onu kapalı tutardı kesin sürtük.
Bende büyük bir boşluk açmıştı lanet kadın ve bu beni bayağı üzdü. Bu yüzden her üzgün insanın yapacağı şeyleri yapmaya başladım. Deliler gibi alışveriş yapmak, dondurma yemek, çikolata yemek, aşk filmleri izleyip küfürler etmek, başkalarının ilişkilerine bok atmak gibi şeylerden bahsediyorum. İşe gitmeyip saydıklarımı yapmakta karar aldım. Nasıl olsa işyeri benim, iş benim. Kendimi kötü hissettiğim zamanlarda kimseden izin almama gerek yoktu.
Başlangıç olarak alışveriş yapmaya gittim yatağımdan kalkıp. Alışveriş yapınca kendimi yenilenmiş hissediyordum. Para bok gibi olduğu için istediğim kadar alışveriş yapma imkânımın olması çok güzeldi. Gayet şık ve yakışıklı bir adam olduğumu tekrardan hissetmeye başladım. O kaltak sevmedi belki ama başka kadınlar mutlaka sevecekti beni. Büyük ders aldım. Alışverişim bitince kadının çalıştığı lokantaya götürdü beni beynim. Bana yaptığını ödetmeliydim ona. Herkesin içinde rezil etmeliydim onu. Lokantaya girdim ve gözlerimle onu aramaya başladım. Herhangi bir masaya oturmadım çünkü o zaman benden kaçabilirdi ya da benimle hiç ilgilenmeyebilirdi. Hem zaten onu rezil edip gidecektim fazla durmayacaktım.
Mutfaktan çıkarken gördüm onu!  Elindeki tepside müşteriye götüreceği iki kâse profiterol vardı. Derhal önünü kestim ve herkesin içinde bağırarak şunları söyledim.
“Dün akşam buraya geldiğimde bana çok yakın davrandın ve hemen telefon numaranı verdin. Hiçbir itiraz etmeden evime kadar geldin. Hiç birlikte vakit geçirmeden, hiç beni tanımaya çalışmadan birlikte oldun benimle. Sabah da sessizce ve aniden, bir not bile bırakmadan çekip gittin. Bir gecelik mastürbasyonun olarak kullandın beni. Hiç mi utanman yok? Hiç mi vicdanın yok? Birisini böyle kullanmanın yanlış olduğunu görmüyor musun? Daha adımı bile sormadın oysa. En azından adımı sorsaydın. Sırf kendini tatmin etmek için önüne gelenle yatan bir sürtüksün bence. Lanet olası bir sürtük! Madem beni bir jigolo gibi kullanacaktın en azından yatağımın yanına para bıraksaydın! Senden hoşlanan insanları bu şekilde kullanman çok iğrenç ve bu midemi bulandırıyor. Sen midemi bulandırıyorsun. Bir daha evime gelmeyi bırak karşıma bile çıkma!”
Elindeki tepsiye elimle vurarak havaya uçurdum. Kâseler ve profiteroller yere dağıldı. Cebimden para çıkartıp onun göğüslerine sıkıştırdım ve “Bunlar kâsenin, profiterolün ve senin paran.” diyerek arkama bile bakmadan oradan uzaklaştım. Hıncımı almıştım. Öfkem azalmıştı. Yaptığım şey ile gurur duyuyordum. İnsanları kullanan birisi bunları hak ediyordu. Garsonların beni durdurmaya çalışmamaları iyi olmuştu. Umarım yaptığı şeyden pişmanlık duyuyordur. Arabama binerek evimin yolunu tuttum. Aslında yazık da olmuştu. Çok güzel kadındı. Belki ben de onu kullanarak intikam alabilirdim ama bu onun seviyesine inmek olurdu. Benim gibi olgun, aklı başında birisine yakışmayacak bir hareket olurdu.
Eve geldim ve hemen bir aşk filmi takıp içki ve abur cubur eşliğinde izlemeye başladım. Nefret ediyorum böyle gerçeklikten uzak filmlerden. Sanki ömür boyu birlikte olacaklar gibi bitiyor bu filmler genelde. Oysaki gerçek hayatta ne olduğunu gördük. Alkol ve abur cubur ile filmden filme atlıyordum. Hepsinde küfürler ediyordum çiftlere. Lanet kaltağı aramak istedim. Keşke numarasını yırtmasaydım ihtiyacım yok diyerek.
Film ve küfür maratonu bittikten sonra kendimi yatağa attım. İğrenç kadının kokusu var hâlâ yatakta. Yatağı yakıp kül edip koklamak daha güzel olurdu. Yanımda olsaydı da sevişseydik keşke diye salakça düşündüm. Onun iğrenç olduğunu bildiğim hâlde yine de istedim onu yanımda. Bir türlü rahat yatamadığım için sol kolumu yastığın altına koydum. Bir şeyler çarpıyordu koluma. Sanki bir kâğıt parçası gibiydi. Hemen doğrulup yastığımı kaldırdım. Gerçekten bir kâğıt parçası vardı. Hemen alıp ne yazdığına baktım ve şaşkınlığa uğradım. Çünkü kâğıtta şöyle yazıyordu:
Harika bir geceydi. Sen de harikaydın :) İşe gittim. Uyandırmak istemedim seni :) Sema”
Notun sonunda da rujlu dudaklar ile atılmış bir öpücük vardı. Ne yapacağımı bilemedim. Ona büyük bir haksızlık yaptığım ortadaydı. Peki ya lokantada yaptığıma ne demeli? O kadar bağırıp çağırmam boşaymış. Utançtan yerin dibine girmek istedim. Kim bilir ne kadar kalbini kırdım onun. Özür dileyecek yüzü bile bulamıyordum kendimde. En azından kullanılmamıştım, bunu bilmek güzel bir şeydi. Yapılacak şey belliydi aslında. Bir daha o lokantaya gitmemek ve bu yaşananları hiç olmamış gibi saymak.
Haftalar geçti. Kimse ile sevişmedim bu zaman içinde hatta kadınlara fazla yaklaşmadım bile. O lokantaya hiç uğramadım, o kadını da hiç görmedim bir daha. Şükretmeliyim ki evime gelip darmadağın etmedi her şeyimi.
Her şey yolunda giderken çok kötü bir şey oldu. Âşık oldum! Sema’dan daha güzel ve zeki bir kadına hem de. Bir müşterim olarak büroma uğradığı ilk anda âşık oldum ona. Uzun zamandır ilk kez bir kadının peşinden koştum. Bana hiç yüz vermedi başlarda. Fakat sonra romantik jestlerime ve çekiciliğime dayanamadı. Bir süredir çıkıyoruz. Bazen soğuk davranıyor ve beni üzüyor fakat sevdiğim için katlanıyorum. İlişkimiz o kadar emin ve ciddi adımlar ile ilerliyor ki ilk evime geldiği zaman sevişmedik bile. Çünkü kendimi ağırdan sattım. Tam beni yatağa atıp soyacakken yoo bebeğim yoo diyerek geri ittirdim onu. Sevmesini istiyordum bana sahip olmadan önce. Böylece iki taraf da eşit olacaktı. Ben, onun sevmesi için bekleyecekken o da sevişmek için bekleyecekti.
Zaman geçti ve ilk sevişmemizden sonraki sabah uyandığım zaman onu yanımda görünce mutlu oldum. Diğer kadınlardan daha güzel sevişiyordu bu bile ona âşık olmam için yeterli bir sebepti bence. Daha sonra bir keresinde beni aldattığından şüphelendim. Nereye giderse gizlice takip etmeye başladım. Bir gün bir adam ile pub mekânda oturup içtiğini görünce deli oldum ve benim kadının arabasını boydan boya anahtarla çizdim. Bu ona ders vermek içindi. Fakat daha sonradan öğrendim ki o adam aslında iş arkadaşıymış ve orada iş konuşuyorlarmış. Tabi bunu sadece sevgilimi dinleyerek değil, fazlaca araştırarak öğrendim.
Bir keresinde de uzaklara tatile gidecektik uçakla. Ben de orada fantezi yapmak için kelepçe ve kampı gibi şeyler satın alıp onları bavuluma koydum. Fakat hava alanı güvenliği bavulumu açıp onları güzelce sergiledikten sonra bana hesap sorarak onlar ile binemeyeceğimi söylediler. Zaten fantezi kelepçesi ve kamçısı ile pilotları etkisi hale getirip uçağı kaçırmayı planlıyordum. Lanet olası güvenlik her şeyi bok etti. Tatilimiz güzel geçti ama o an orada yaşadığım utancı tarif bile edemem.
Zamanla büyük kavgalar yüzünden o kadından da ayrıldım ve başkasına geçtim. Daha güzel sevişen ve bana ilgi gösteren birisi. Şu anda evlilik hazırlıkları yapıyoruz durum o kadar ciddi yani. Yalnız Sevişgen’in sonuna geldik. Tabi ek not düşmek istiyorum:

Eski sevgililerime, Allah hepinizin belasını versin orospu çocukları.

1 yorum:

  1. Nereye giderse gizlice takip etmeye başladım. Bir gün bir adam ile pub mekânda oturup içtiğini görünce deli oldum ve benim kadının arabasını boydan boya anahtarla çizdim. Bu ona ders vermek içindi. Fakat daha sonradan öğrendim ki o adam aslında iş arkadaşıymış ve orada iş konuşuyorlarmış. Tabi bunu sadece sevgilimi dinleyerek değil, fazlaca araştırarak öğrendim.
    Bir keresinde de uzaklara tatile gidecektik uçakla. Ben de orada fantezi yapmak için kelepçe ve kampı gibi şeyler satın alıp onları bavuluma koydum. Fakat hava alanı güvenliği bavulumu açıp onları güzelce sergiledikten sonra bana hesap sorarak onlar ile binemeyeceğimi söylediler. Zaten fantezi kelepçesi ve kamçısı ile pilotları etkisi hale getirip uçağı kaçırmayı planlıyordum. Lanet olası güvenlik her şeyi bok etti. Tatilimiz güzel geçti ama o an orada yaşadığım utancı tarif bile edemem.
    Zamanla büyük kavgalar yüzünden o kadından da ayrıldım ve başkasına geçtim. Daha güzel sevişen ve bana ilgi gösteren birisi. Şu anda evlilik hazırlıkları yapıyoruz durum o kadar ciddi yani.

    Ahahahaaha ne güzel eleştirmişsin Pucca'yı ve pek tabii onun şizofrenliğini.

    YanıtlaSil