17 Eylül 2012 Pazartesi

Bakkal Soygunu

Canım abur cubur çekti evde otururken. Bakkala gidip bir şeyler alayım bari diye düşündüm. BİM değil yalnız her zaman bakkalı tercih ederim ben. Tamam BİM güzeldir ucuzdur ama bakkallarda olmayan bir şey onlarda var. KAMERALAR! Bakkallarda yok mis gibi valla. Neyse altımdaki eşofman ile girdim sokaktaki bakkala geçtim görünmeyecek yerlere. Lan ne alsam acaba diye düşünüyorum. Düşündüm bir kaç çikolata alayım, bir cips, biraz da kraker, bisküvi falan.

Tam çikolataları cebe indiriyordum ki içeri daha önce hiç görmediğim bir adam girdi. Amına koyıyım öyle bir söyledim ki sanki mahalledeki her insanı  biliyorum he. Adamın tipe bakınca bir şey olacağını anladım zaten. Suratını kapatmış, şapka takmış, elinde bir çanta. Dedim kesin bakkalı soyacak bu tipini siktiğim. O an ne yapacağımı bilemedim. Bakkalı soymaya kalktığı zaman kahramanlık yapmalı mıydım? Yoksa hazır beni görmemişken öylece dursa mıydım? Tüm bu düşünceler içinde telaşlı bir şekilde bisküvileri cebime atmaya başlamıştım ki adam çantasını tezgaha koydu ve bağırdı.

-Dayı bir karton malbuş versene ya.
-Tamam yeğenim.
-Dayı poşete koyma çantayı boşuna getirmedim at içine.
-Olur yeğenim al bakalım.

Parayı ödedi ve çıktı bakkaldan. Göt gibi kaldım tabi söylememe gerek yok sanırım. Neyse dedim bakkal dayıyı daha da şüphelendirmemek için, çaldığımı anlamasın diye bulunduğum yerden bir tane krakeri elime aldım bir de beni görebileceği şekilde cips aldım parayı ödemek için gittim.

-Dayı deli oldum ya çocuk hangi krakeri sever diye düşünmekten iki saattir.
-Benim de oğlum var küçük anlarım derdini yeğenim zaten o kadar uzun kalmandan anlamıştım.
-Sorma dayı ya neyse borcum ne kadar?
-Şu kadar yeğenim.
-Al dayı.
-Dayı az önceki elemanı soyguncu sandım ben ya.
-Sorma yeğenim oluyor böyle arada yanlış anlaşılmalar. Neyse al paranın üstü.

Tam parayı almak için elimi uzatırken bir eleman girdi bakkala. Böyle parlak, güler yüzlü bir eleman.

-Dayı keşke her müşterin böyle olsa, der demez eleman bir tarafından çanta ve silah çıkarttı bakkal dayıya doğru uzattı.
-Doldur paraları dayı.

Tutamadım kendimi ve bağırmaya başladım.

-Eeeh sikerim lan böyle işi! Ulan tipine baktık adam sandık yaptığına bak! Yaptığının kötü olmasını geçtim ama çok salakça lan! Amına kodumun malı bakkal lan bu bakkal! Bakkalda ne kadar para olabilir ki? Küçük vizyonlu gerizekalı. Ulan allahın kıytırık mahallesinde bakkal mı soyulur mal? Zaten yüzünü de kapatmamışsın amına kodumun amatörü seni.

Lan bir baktım bakkal dayı tezgahın altından poşetler içinde esrar çıkartıp çantaya dolduruyor. Ben yine göt gibi kaldım tabi. Dayı gülümsedi

-Al bunları ver adamlara parayı eksik alma sakın yeğenim, dedi ve sonra bana döndü. Tanıştırayım kendisi öz hakiki yeğenim olur. Suratını o yüzden kapatma gereği duymadı. Şimdi seni öldürüp diğerlerinin yanına koyma vakti. Hadi benden bir kıyak son cümleni söyle.
-OROSPU ÇOCUKLARI!

Vurdu beni şerefsiz yeğeni. Ya niye böyle oldu şimdi ya? Her şeyin göründüğü gibi olmadığını ve önyargı ile yaklaşmamayı böyle kötü bir yolla öğrendim. Fakat bu böyle bitmemeliydi! Kalan gücümle cebimdeki telefonu çıkartmadan son aranan numara olan arkadaşımı aradım. Telefonun açıldığını anlayınca var gücümle kazanmak için bağırdım!

-Şifrem şu internet geçmişini ve pornolarını sil acil durum!

Bakkal dayıya ve yeğenine koydum mu şeklinde gülümsedim ve hayatıma veda ettim. Ben kazandım...

2 yorum:

  1. Yeğen paraları doldu diyo- bakkal malı dolduruyo bi çelişki yok mu?

    YanıtlaSil
  2. Aralarında olan bir konuşma. Belki öyle konuşuyorlar normalde. Belki aralarında bir şifre. Belki bir espri. Bilemeyiz.

    YanıtlaSil